MİSYONU VE VİZYONU OLMAYAN MHP İKTİDAR OLUR MU
Her siyasi hareketin bir misyonu ve vizyonu vardır. Misyonuna uygun vizyonunu sürekli günceller. Onun var oluş gayesi olan misyonuna ulaşmak için günün şartlarına göre kısa orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirir. Fikir hareketi odaklı siyasi partiler için misyon ve onu hedefe götürecek vizyon sürekli diri tutulur. Misyonu gerçekleştirme aşamaları kitlelere hedef olarak gösterilir. Böylece kitleler zihin olarak hep mensubu oldukları davayla yoğrularak dinamik kalmaları sağlanır.
Türk milliyetçiliği hareketinin aksiyoncu ruh kazanarak siyasi arenada yer aldığı 3 Mayıs 1944 tarihinden itibaren sürekli canlı, dinamik, aksiyoncu, süre ve hedef ilintisi mücadele anlayışlarına moral ve motivasyon kazandırmıştır. Küçük salonları dolduramadıkları zaman üzülen gençlere “bir zaman sonra bu meydanlar size dar gelecek” diyen ruh halinin milyonlara ulaşan bir kitlenin ülkenin kaderinde nasıl etkili olduğunu hepimiz çok iyi bilmekteyiz.
O halde siyasi hareketlerin mutlaka belirli misyonları ve bu misyonlarına uygun stratejilerinin olması gerekir. Fikir kökenli hareketler için olmazsa olmazı kitle iletişim araçlarıyla bütün siyasi grupların önünde yer almalarıdır. Gazete, dergi, broşür, televizyon, sosyal medya gibi iletişim araçlarıyla kitlelerini diri, hareketli ve istenilen hedeflere ulaşmada sürekli bilgilendirme bilinçlendirme gibi mekanizmalara sahip olmaları gerekir.
Fikir hareketlerinde başarının sağlanmasında kitlelerde yatay ve dikey hareketliliğin çok akışkan ve süreklilik göstermesi gerekir. Siyasi hedefleri olan fikir hareketlerinde zihin sürekli beyin fırtınası yapar. Dolayısıyla düşüncenin olgunlaşmasında bilgi havuzuna gelen bilgiler değerlendirilerek dünya görüşünde günün şartlarına, gelişen olayları ve zamanı iyi okumaya dönük günceleşmeler yapılır. Mümkün olduğu kadar bütün mensupları siyasi organizasyonun birer üyesi yapılır. Böylesi bir anlayış mensubiyet duygusu ve sorumluluğu da beraberinde getirerek başarının kısa sürede elde edilmesi sağlanır.
Toplumların canlı bir organizmaya benzediğini unutmayalım. Toplumların her anı bir sonraki anından farklıdır. Toplumsal değişimi ve genel değişimi iyi okuyamayan fikir hareketleri toplumun gündeminden çıkarak marjinal hareketlere dönüşür.
Strateji belirleme, misyon, vizyon, örgütlenmede dikey ve yatay hareketliliği kavramlarını siyasi organizasyonumuz olan MHP ‘de ne oranda uygulandığına bakalım;
Muhalif kabul ettiği kitle iletişim araçlarına sansür uygulayan, kendi çıkardığı gazeteyi bile okumayan, dergi, broşür, konferanslar, kurultaylar şölenler gibi kitlesini canlı, moral, motivasyon yönünde iyi tutan eylemleri yasaklayan, fikir hareketlerinde olması gereken eleştiri anlayışına küfür, hakaret ile cevap veren, misyonunu hiç gündeme getirmeyen vizyonu beli olmayan, kısa orta ve uzun vadeli hedefleri kaf dağına uçmuş bir parti fikir partisi olabilir mi ya da böylesi bir ruha sahip organizasyon ülkede gündem belirleyerek alternatif olabilir mi?
Hiç gündeme gelmeyen en büyük tehlike ise MHP’nin en büyük darbeyi gençlik örgütlerine vurmasıdır. Yetişen birkaç nesil Ülkücü dünya görüşünden mahrum yetişmiştir. MHP’nin içine kapanık, toplumdan kopuk anlayışı gençliğin farklı ideolojilerin pençesine düşmesine de sebep olmuştur.
Düşünen sorgulayan aşkı sevdası olanlar ancak büyük ülkülere imza atabilirler. Biat eden, ezberletilmiş sloganları atan, aklını birilerine kiraya verenlerin büyük davaları anlamaları, onu omuzlamalar zaten mümkün değildir.
Bütün bu yazılanlara ek olarak fikir hareketlerinde aşk vardır, sevda vardır, inanmışlık vardır. Aşklarını sevdalarını inanmışlıklarını kaybedenler zaten fikir hareketinin mensubu olamazlar. Büyük ülkülere gönül vermiş, davanın potasında erimiş zihniyetler için vizyonsuz, misyonsuz, strateji belirlemeyen reaksiyoner hareketler “YOK HÜKMÜNDEDİR”
